Anti Damping Avukatı

Sevil Telli

Av. Sevil Telli

20 yılı aşkın deneyime sahip deneyimli bir avukat olan Sevil Telli, Türkiye’nin önde gelen anti-damping avukatlarından biri olarak öne çıkmaktadır. Uzmanlığı, idari ve sağlık hukukunun ötesine geçerek bankacılık ve finans, fintech ve veri gizliliği gibi kritik alanları kapsamaktadır. Danıştay Sağlık ve Anti-Damping Daireleri’nde hâkim olarak görev yapmış olan Telli, karmaşık anti-damping düzenlemeleri ve davaları konusunda eşsiz bir anlayış sunmaktadır. Pi Hukuk Danışmanlık’ta Göç ve Sağlık Hizmetleri Ekip Lideri olarak görev yapan Telli, stratejik anti-damping danışmanlık hizmetleri sunarak, hem küresel hem de yerel şirketlerin ticaret uyumluluğu ve mevzuat zorluklarını güvenle ve hassasiyetle aşmalarına yardımcı olmaktadır.

Uluslararası ticarette haksız rekabet, bir şirketin pazar payını ve kârlılığını tehdit eden en ciddi risklerden biridir. Türkiye, yerli üreticilerini korumak için anti-damping vergileri gibi ticaret politikası savunma araçlarını aktif olarak kullanmaktadır.

Ancak, bir anti-damping soruşturması ile karşı karşıya kalmak, hem ithalatçılar hem de yabancı ihracatçılar için, bir gecede tüm iş modelini ve maliyet yapısını altüst edebilecek karmaşık bir hukuki süreçtir. Aynı şekilde, yerli üreticiler için de haksız rekabete karşı korunmak, doğru bir hukuki başvuru ve takip süreci gerektirir.

Pi Legal Consultancy, anti damping avukatı olarak, bu karmaşık ve teknik süreçte tüm taraflara (ithalatçılar, ihracatçılar ve yerli üreticiler) stratejik hukuki danışmanlık sunuyoruz. Bu rehber, bir damping soruşturmasının nasıl işlediğini ve her bir tarafın haklarını en etkili şekilde korumak için hangi adımları atması gerektiğini açıklamaktadır.

Anti damping önlemleri konusunda Ticaret Bakanlığına geniş ve etkin yetkiler verilmiştir.  Anti Damping önlemlerini ve bu konudaki uygulamaya yön veren en temel metin 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanundur.  İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik, bu konuda ikinci temel belgedir.

Anti damping nedir?

Anti damping nedir? Anti damping uygulamalarının ana amacının, yerli üreticiyi ucuz ithal ürüne karşı korumak olduğu belirtilmelidir. Bu bağlamda,  damping kavramı, bir ürünün ihraç fiyatı ile ihracatçı ülkedeki eşdeğer ürünün “normal değer”i yani “yerel piyasa fiyatı” arasında yapılacak bir karşılaştırmaya dayanır. Bir malın normal değerinden (ihracatçı veya kaynak ülkedeki iç piyasa fiyatından) daha düşük bir fiyatla ihraç edilmesine damping denir.

Bir Anti-Damping Soruşturması Nasıl İşler? Adım Adım Süreç

Anti-damping soruşturmaları, Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen ve uluslararası anlaşmalarla (WTO – Dünya Ticaret Örgütü) çerçevesi belirlenmiş, son derece teknik ve prosedüre dayalı süreçlerdir. Süreç genellikle aşağıdaki adımları takip eder:

Başvuru ve Şikayet (Yerli Üretici Tarafı)

Süreç, yerli üreticilerin veya yerli sanayi adına hareket eden kuruluşların, belirli bir ürünün Türkiye’ye dampingli (yani, normal değerinin altında bir fiyattan) ihraç edildiğini ve bu durumun yerli sanayi üzerinde “zarara” yol açtığını iddia eden kapsamlı bir şikayet dilekçesiyle Ticaret Bakanlığı’na (İthalat Genel Müdürlüğü) başvurmasıyla başlar.

Soruşturmanın Açılması ve Duyurulması

Bakanlık, sunulan dilekçeyi ve delilleri inceler. Eğer şikayeti yeterli ve ciddi bulursa, bir anti-damping soruşturması açılmasına karar verir. Bu karar, Resmi Gazete’de yayımlanarak tüm ilgili taraflara (ithalatçılar, bilinen yabancı ihracatçılar ve yerli üreticiler) duyurulur.

Soru Formları Aşaması (En Kritik Aşama)

Soruşturmanın açılmasını takiben, Bakanlık, soruşturmaya konu olan ülkedeki bilinen ihracatçı/üretici firmalara ve Türkiye’deki ithalatçı firmalara detaylı soru formları gönderir. Bu formlar, firmaların son birkaç yıllık maliyet, üretim ve satış verileri hakkında son derece ayrıntılı bilgiler talep eder. Bu formlara verilen cevaplar, davanın kaderini ve hesaplanacak damping marjını doğrudan belirler.

Geçici Önlem (Gerekirse)

Soruşturma devam ederken, Bakanlık, yerli sanayinin “telafisi güç bir zarar” gördüğüne dair yeterli delil bulursa, soruşturma sonuçlanana kadar geçerli olmak üzere geçici bir anti-damping vergisi uygulayabilir.

Nihai Karar ve Vergi Uygulaması

Bakanlık, tüm tarafların sunduğu bilgileri, savunmaları ve (gerekirse) yapılan yerinde doğrulamaları analiz ederek nihai kararını verir. Eğer damping ve zarar tespit edilirse, genellikle 5 yıl süreyle geçerli olacak kesin bir anti-damping vergisi (% oranında) uygulanmasına karar verilir. Bu karar da Resmi Gazete’de yayımlanır.

Anti damping önlemlerinin, gelişmiş ve gelişmekte olan bütün ülkelerin başvurdukları bir dış ticaret koruma politikası olduğunu baştan hatırlatmak gerekir. Gerçekten de anti damping önlemleri, ithalatın düzenlenmesine yönelik önlemlerin başında gelmektedir. Çünkü, bu türden müdahalelerin amacı, yerli üreticiyi ucuz ithal ürüne karşı korumaktır. İşbu önlemlerin bazen vergi hukuku bazense idare hukuku uygulaması niteliğinde olması, idari işlemin kimliğini de tartışmaya açmaktadır.

Anti damping önlemlerini 3 ana grupta toplayabiliriz

  • Geçici Önlemler
  • Nihai Anti Damping Vergileri
  • Fiyat Tahhütleri

Taraflar İçin Sunduğumuz Hukuki Hizmetler

Anti-damping soruşturmaları, her biri farklı menfaatlere sahip üç ana tarafı doğrudan etkiler. Pi Legal Consultancy olarak, bu tarafların her birine özel, stratejik hukuki danışmanlık ve temsil hizmetleri sunuyoruz.

Yabancı İhracatçılar ve Üreticiler İçin Danışmanlık

Bir anti-damping soruşturmasında “işbirliği yapmak”, yabancı ihracatçılar için hayati önem taşır. Soruşturmaya dahil olmamak veya soru formlarına eksik/hatalı cevap vermek, genellikle en yüksek vergi oranıyla (işbirliğine gelmeme marjı) cezalandırılmanızla sonuçlanır.

Hizmetlerimiz: Uzman ekibimiz, Ticaret Bakanlığı’nın gönderdiği son derece karmaşık ve detaylı soru formlarının (özellikle maliyet, üretim ve satış verileri) eksiksiz ve stratejik olarak doğru yanıtlanmasını sağlar. Amacımız, damping marjınızı en düşük seviyede tutmak veya sıfıra indirmek ve haksız bir vergiyle karşılaşmanızı önlemektir.

Türk İthalatçıları İçin Hukuki Koruma

Soruşturmanın ana taraflarından biri de ithalatçılardır. Soruşturma sonucunda konulacak bir vergi, doğrudan ithalatçıların maliyetlerini artırır, kârlılıklarını düşürür ve pazar paylarını tehlikeye atar.

Hizmetlerimiz: Soruşturma sürecinde ithalatçıların menfaatlerini aktif olarak koruruz. Süreç hakkında düzenli bilgilendirme yapar, Bakanlık nezdinde ithalatçıların hukuki argümanlarını sunar, ihracatçıların sunduğu bilgileri inceler ve olası bir vergi kararına karşı hukuki itiraz yollarını yönetiriz.

Yerli Üreticiler İçin Başvuru ve Temsil Hizmetleri

Yabancı rakiplerinizin dampingli fiyatlarla piyasaya girmesi sonucu pazar payı kaybediyor ve zarar mı ediyorsunuz? Türk hukuku size güçlü koruma mekanizmaları sunar.

Hizmetlerimiz: Haksız rekabetle karşı karşıya olan yerli üreticiler için, bir anti-damping soruşturması açılması yönünde kapsamlı bir şikayet dosyası hazırlarız. Gerekli tüm delilleri (fiyat analizi, zarar analizi vb.) toplayarak Ticaret Bakanlığı’na başvuruyu yapar ve tüm soruşturma sürecini yerli üretici adına proaktif bir şekilde takip ederiz.

Anti damping önlemlerine neden başvurulur?

Eğer ithalatçı ülke, yürüttüğü soruşturma sonucunda;

  1. Bir ürün ithalatının dampingli olduğunu,
  2. Bu dampingli ürün ithalatının, “benzer ürün”ün yerel üreticilerine zarar veya zarar tehdidi arz ettiğini veya bir üretim dalının kurulmasını fiziki olarak geciktirdiğini,

belirlerse, söz konusu ithalata anti damping vergisi veya fiyat taahhüdü şeklinde kapsamlı önlemleri uygulamaya koyabilir.

Güncel Gelişme: Çin Menşeli Dişçilik Freze Makineleri (Dental CNC) Soruşturması (Ekim 2025)

Anti-damping soruşturmalarının pratikte nasıl işlediğine dair en güncel örneklerden biri, Ekim 2025 itibarıyla Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen soruşturmadır. Yerli bir üreticinin başvurusu üzerine, Çin Halk Cumhuriyeti menşeli “dişçilikte kullanılan diş freze kazıyici makinelerinin (Dental CNC)” Türkiye’ye dampingli fiyatlarla ihraç edilip edilmediği ve bu durumun yerli üretim dalı üzerinde zarara yol açıp açmadığı aktif olarak araştırılmaktadır.

Soruşturmanın açılmasına ilişkin İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No: 2025/33), 11 Ekim 2025 tarihli ve 32867 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Bu gelişme, turkiye dental milling anti dumping soruşturması olarak da bilinen, hem medikal cihaz sektörü hem de uluslararası ticaret çevreleri tarafından yakından takip edilmektedir.

Bu soruşturma, ilgili tüm taraflar için kritik hukuki ve ticari sonuçlar doğuracaktır. Pi Legal Consultancy olarak, bu tür spesifik ve teknik soruşturmalarda, sürecin her iki tarafında yer alan müvekkillerimize de stratejik danışmanlık sunmaktayız.

Sıkça Sorulan Sorular

Sonuç: Ticari Menfaatleriniz İçin Stratejik Savunma

Anti-damping soruşturmaları, uluslararası ticaretin en teknik, en karmaşık ve en yüksek riskli hukuki süreçlerindendir. İster ithalatçı, ister ihracatçı, ister yerli üretici olun; bu süreçlerde doğru strateji ve uzman hukuki destek olmadan atılacak adımlar, şirketiniz için geri dönülmez mali kayıplara ve pazar payı kayıplarına yol açabilir.

Bu alandaki uzmanlığımız, Pi Legal Consultancy, uluslararası avukat, olarak müvekkillerimize sunduğumuz kapsamlı uluslararası ticaret hukuku danışmanlığının temel taşlarından biridir. Ticaret Bakanlığı nezdinde sizi temsil edecek ve ticari menfaatlerinizi en güçlü şekilde savunacak bir anti-damping avukatı ile çalışmak, bu süreçteki başarınızın anahtarıdır.

Uluslarası Alanda Hizmet Veren Hukuk Büromuz ile Başarıya Ulaşın

Geleceğinizi güvence altına almak için ilk adımı atın. Pi Legal Consultancy olarak deneyimli ekibimizle her türlü hukuki sürecinizde yanınızdayız. Doğru destekle yolunuzun nasıl değişebileceğini birlikte keşfedelim.

VEYA BİZİ ARAYIN

+90 536 038 0222