Türkiye, halka açık şirketler bakımından Türkçe ve İngilizce kamuyu aydınlatma açıklamalarını zorunlu hale getiriyor. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından getirilen yeni düzenleme, Türkiye sermaye piyasalarında kamuyu aydınlatma süreçlerinin uluslararası yatırımcılar açısından daha erişilebilir ve karşılaştırılabilir hale getirilmesine yönelik önemli bir adım niteliğindedir.
Giriş
Öncelikle belirtmek gerekir ki, İngilizcede Capital Markets Board of Türkiye (CMB) olarak ifade edilen Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Türkiye’de sermaye piyasası faaliyetlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesinden sorumlu temel otoritedir. SPK, Türkiye’de sermaye piyasalarının işleyişinde İngilizcenin uygun ve etkin şekilde kullanılmasına yönelik önemli bir karar almıştır. Sermaye Piyasası Kurulu, 13 Ağustos 2026 tarihli ve 49/1489 sayılı Kararı ile halka açık şirketler bakımından yeni bir iki dilli kamuyu aydınlatma yükümlülüğü getirmiştir.
Bu makalede, SPK tarafından getirilen ve Türkçe ile İngilizce açıklamaların eş zamanlı olarak kullanılmasına ilişkin güncellenen düzenlemeler hakkında kısa bir genel değerlendirme sunulacaktır.
Türkiye’de sermaye piyasalarının nasıl işlediğine ilişkin daha ayrıntılı bilgi edinmek için Sermaye Piyasaları çalışma alanımızı inceleyebilirsiniz.
Sermaye Piyasası Kurulunun Rolü
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Türkiye sermaye piyasalarının düzenlenmesi ve denetlenmesinden sorumlu temel düzenleyici ve denetleyici otoritedir. Kurulun temel amacı; yatırımcıların hak ve menfaatlerini korurken sermaye piyasalarının adil, etkin, şeffaf, rekabetçi ve istikrarlı bir şekilde işlemesini sağlamaktır. Bu kapsamda SPK’nın başlıca görev ve yetkileri şunlardır:
Düzenleme: Sermaye piyasası kurumlarını, araçlarını ve faaliyetlerini düzenleyen ikincil mevzuatı, tebliğleri, ilke kararlarını ve düzenleyici kararları çıkarmak.
İzahname ve İhraç Belgelerinin Onaylanması: Halka arzlar ve sermaye piyasası araçlarına ilişkin izahnameleri ve diğer ihraç belgelerini incelemek ve onaylamak.
Yetkilendirme: Şirketlerin, kurumların ve profesyonellerin düzenlemeye tabi sermaye piyasası faaliyetlerini yürütebilmeleri için gerekli izin ve yetki belgelerini vermek.
Piyasa Gözetimi: Piyasa bozucu eylemleri, bilgi suistimalini, manipülasyonu, yanıltıcı kamuyu aydınlatma açıklamalarını ve diğer usulsüzlükleri tespit etmek amacıyla sermaye piyasası işlemlerini ve piyasadaki gelişmeleri izlemek.
Gözetim ve Denetim: İhraççıların, halka açık şirketlerin, yatırım kuruluşlarının, portföy yönetim şirketlerinin, kolektif yatırım kuruluşlarının ve düzenlemeye tabi diğer piyasa katılımcılarının sermaye piyasası mevzuatına uygunluğunu incelemek ve denetlemek.
Tedbir ve Yaptırımların Uygulanması: Mevzuata aykırılıkların tespit edilmesi hâlinde idari para cezaları, işlem kısıtlamaları ve kanunun izin verdiği diğer koruyucu veya düzeltici tedbirler de dâhil olmak üzere idari tedbir ve yaptırımlar uygulamak.
Finansal Raporlama ve Bağımsız Denetim Standartları: Sermaye piyasalarında finansal raporlama, kamuyu aydınlatma ve bağımsız denetime ilişkin esasları belirlemek ve bunların uygulanmasını sağlamak.
Uyuşmazlıkların Çözümü: Yetkili mahkemelerin ve diğer yetkili mercilerin görev ve yetkileri saklı kalmak kaydıyla, yatırımcılar ile sermaye piyasası kurumları arasında ortaya çıkan belirli uyuşmazlıkların çözümüne yönelik mekanizmaları işletmek veya desteklemek.
Lisanslama Faaliyetleri: İlgili kişiler bakımından mesleki yeterlilik şartlarını belirlemek ve lisanslama sistemini gözetmek.
Daha fazla bilgi için SPK’nın resmî internet sitesinde yer alan Görev, Yetki ve Sorumluluklar bölümüne ulaşabilirsiniz.
Türkçe ve İngilizce KAP Açıklaması Zorunluluğu Neleri Kapsıyor?
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), tedbir ve yaptırım uygulama görevi kapsamında, 13 Ağustos 2026 tarihli ve 49/1489 sayılı Kararı ile halka açık şirketler bakımından yeni bir iki dilli kamuyu aydınlatma yükümlülüğü getirmiştir.
1 Ekim 2026 tarihinden itibaren:
- Halka açık şirketler, özel durum açıklamalarını Türkçe ve İngilizce olarak eş zamanlı şekilde yayımlamakla yükümlü olacaktır.
- Türkçe ve İngilizce açıklamalar, her iki metin arasında içerik bakımından tutarlılık sağlanacak şekilde kamuya açıklanmalıdır.
- İngilizce metinde, iki metin arasında herhangi bir farklılık bulunması veya yoruma ilişkin tereddüt ortaya çıkması halinde Türkçe açıklamanın esas alınacağını belirten bir sorumluluk kaydına yer verilmesi zorunludur.
Önemli: Düzenleme mevcut haliyle tüm halka açık şirketleri kapsamamaktadır. İlk aşamada SPK’nın kurumsal yönetim düzenlemeleri çerçevesinde birinci grupta yer alan halka açık şirketler yükümlülük kapsamındadır.
Kapsam
Söz konusu yükümlülük, ilk aşamada yalnızca SPK’nın kurumsal yönetim düzenlemeleri kapsamında “birinci grup”ta sınıflandırılan halka açık şirketler bakımından uygulanacaktır.
Diğer halka açık şirketler hâlihazırda söz konusu yükümlülüğün kapsamı dışında olmakla birlikte, ilerleyen dönemde izlenecek yol ve yükümlülüğün kapsamının muhtemel genişlemesi bakımından yeni düzenlemenin uygulanmasını yakından takip etmeleri önem taşımaktadır.
Halka Açık Şirketler 1 Ekim 2026 Tarihinden Önce Ne Yapmalı?
Yeni düzenleme kapsamına giren şirketlerin, düzenlemenin yürürlüğe gireceği 1 Ekim 2026 tarihinden önce mevcut kamuyu aydınlatma süreçlerini gözden geçirmeleri gerekmektedir. Bu kapsamda özellikle, Türkçe ve İngilizce metinlerin eş zamanlı olarak hazırlanmasına yönelik şirket içi bir süreç oluşturmaları, her iki metin arasında içerik bakımından tutarlılığı sağlamaları, uygun çeviri ve hukuki inceleme kontrol mekanizmaları tesis etmeleri ve iki metin arasında herhangi bir farklılık bulunması hâlinde Türkçe metnin esas alınacağını belirten gerekli sorumluluk kaydına yer vermeleri gerekmektedir.
Hâlihazırda birinci grup sınıflandırması kapsamında yer almayan halka açık şirketlerin dahi yeni düzenlemenin uygulanmasını yakından takip etmeleri önem taşımaktadır. Zira iki dilli kamuyu aydınlatma uygulamalarının Türkiye sermaye piyasalarının genelinde giderek daha fazla önem kazanması beklenmektedir.
Şirketlerin hazırlık sürecinde:
- KAP açıklama workflow’unu güncellemesi,
- İngilizce çeviri ve hukuki kontrol sorumlularını belirlemesi,
- Türkçe/İngilizce tutarlılık kontrolü oluşturması,
- zorunlu disclaimer metnini standardize etmesi,
- kritik açıklamalar için zaman yönetimini revize etmesi
faydalı olur.
Sonuç
Yeni iki dilli kamuyu aydınlatma rejimi, yalnızca teknik bir açıklama yükümlülüğü değil, aynı zamanda Türkiye sermaye piyasalarının uluslararası yatırımcılar açısından daha erişilebilir ve şeffaf hale gelmesine yönelik önemli bir adımdır. Düzenleme kapsamındaki şirketlerin 1 Ekim 2026 tarihinden önce hem içerik üretim hem de hukuki kontrol süreçlerini yeni sisteme uyumlu hale getirmeleri önem taşımaktadır.
Bu çerçevede, Türkçe ve İngilizce açıklamaların eş zamanlı olarak yapılmasını zorunlu kılan yukarıda belirtilen karar, iki önemli gelişmenin göstergesi niteliğindedir:
- Bunlardan ilki, yabancı yatırımcıların Türkiye sermaye piyasalarına artan katılımı;
- İkincisi ise Türkiye’nin daha fazla uluslararası yatırım çekme hedefidir.
İki dilin birlikte kullanılması suretiyle dil engellerinin azaltılması ve şirketlerin kamuyu aydınlatma açıklamalarının erişilebilirliğinin ve karşılaştırılabilirliğinin artırılması; piyasa şeffaflığının güçlendirilmesine, yatırımcı güveninin artırılmasına ve Türkiye sermaye piyasalarının küresel finansal sisteme daha ileri düzeyde entegrasyonunun desteklenmesine katkı sağlayacaktır.
