Bize Yazın

    Yurt Dışı Alacakların Takibi

      >  Uluslararası Ticaret   >  Yurt Dışı Alacakların Takibi
    yurtdışı alacakların takibi

    Yurt Dışı Alacakların Takibi

    Giriş

    Bu yazı, yurt dışı alacakların takibi konusunda detaylı bir hukuki kılavuz niteliğinde hazırlanmıştır. Borçlunun yurt dışında olması yani yurt dışında yerleşik bir firma ya da birey olması halinde yurt dışı icra takibi yoluyla alacağın tahsili çok daha zor ve karmaşık hukuki prosedürlerin izlenmesini gerektirmektedir. 

    Uluslararası Alacaklar Nasıl Doğar? 

    Sınır ötesi alacaklar, genel olarak yurt dışında yerleşik firma veya kişilerin Türkiye’den mal veya hizmet alımından kaynaklanabilmektedir. Türkiye, hızla artan genç nüfusu, dövize göre TL’nin değer kaybetmesi nedeniyle daha da düşen maliyetleri ve her geçen artan sayıda kurulan yeni işletmeleri ile büyüyen bir ekonomiye sahiptir. Bu nedenle Türkiye’nin dahil olduğu uluslararası ticaret ağları hemen her sektörde büyük bir yükseliş periyoduna girmiştir.

    Uluslararası ticaret konusundaki çalışmalarımız ve tüm hukuki hizmetlerimiz için, “Faaliyet Alanları”mızdan “Uluslararası Ticaret” bölümünü buradan ziyaret edebilirsiniz.  

    Uluslararası Alacaklar Nasıl Takip Edilebilir?   

    Sınır ötesi alacakların takibinde 3 ana yöntemin kullanılabileceği belirtilmelidir. 

    • dava dışı yollar ile borçluyu ödemeye zorlamak,
    • yurt içinde açılacak davada verilen kararı ilgili ülkede tenfizini sağlamak,
    • yurt dışında doğrudan borçlu aleyhine takibe geçmek 

    Sınır Ötesi Alacaklar İçin Neden Öncelikle Dava Dışı Yollar Kullanılmalıdır? 

    Yurt dışı kaynaklı alacakların takibinde ilk başvurulması gereken yöntem dava dışı yöntemlerdir. Bunun ana nedeni, mahkeme yoluyla takibin, uluslararası işlem ve prosedürleri gerektirmesi ve TL karşısında dövizin göreli yüksek olması nedeniyle çok masraflı olabilmesidir. Diğer taraftan bu alacağın resmi yollar ile takibi, hem ulusal hukuk hem ulus-ötesi hukuki işlemlerin yapılmasını gerektirebileceğinden çok uzun sürmektedir. Daha da kötüsü bu zaman sürecinde bütün hukuki aşamaların dikkatle geçilmesine rağmen borçlunun tahsili kabil mal varlığının bulunamaması riskinin de vardır.   

    Sınır Ötesi Alacaklar İçin Dava Dışı Yollar Nasıl Kullanılabilir? 

    Bunun için öncelikle bir uluslararası hukuk bürosunun danışmanlığından yararlanılarak, İngilizce hazırlanacak yazılı bir ihtarnamenin muhataba iletilmesi gerekmektedir. Bunun gerçekleştirilebilmesi için borçlunun resmi olarak kullandığı e-posta hesaplarının saptanması ve buralara ihtarname mektubunun iletilmesi ilk adım olarak sayılabilir. Yurt dışı alacakların takibinde kullanılacak ihtarnamenin şu unsurları içermesi gerekir:

    • uluslararası ticaret dili olarak kullanılan İngilizce dilinde olması,
    • ihtarnamenin borcun cebren ödenmesine ilişkin işlemlere girişilmeksizin son uyarı niteliğinde olduğunun vurgulanması,
    • borcun ödenmemesi halinde başlatılacak resmi takip ve prosedürlerle muhatabın çok daha yüksek maliyetlere katlanması gerekebileceğinin belirtilmesi

    Sınır Ötesi Alacakların Yurt İçi Takibi Nasıl Yapılabilir? 

    Bunun için yerel mahkemeler nezdinde açılacak bir alacak davası neticesinde alınacak bir ilamın yurt dışında borçlunun ikamet ettiği ülkenin yetkili mahkemelerinde tanınmasının ve tenfizinin sağlanması gerekecektir. Tabi ki bu ihtimal, ancak iki ülke arasında tanıma ve tenfiz sözleşmesinin yapılmasına doğrudan bağlı olacaktır.  

    Bunun için Türkiye ile diğer ülkeler arasında imzalanan adli yardım sözleşmelerine buradan online ulaşabilirsiniz. 

    Yurt Dışı Alacakların Yurtdışı Takibi Nasıl Yapılır? 

    Yurt dışı alacakların yurt dışı takibi için iki ana yöntemden söz edilebilir:

    • birincisi genel takip yöntemleri,
    • ikincisi ise Avrupa ödeme emri yöntemidir. 

    Yurtdışı İcra Takibinde Genel Takip Usulü Nasıldır? 

    Özellikle belgelendirilebilir borçlar için yurt dışında genel takip usulünün kullanılması, alacaklı lehine borçlunun ikamet ettiği ülkede daha geçerli bir çözüm olarak değerlendirilebilir. Ancak burada, takip yapılacak ülkenin özellikle bir Avrupa ülkesi olması halinde, mahkeme masrafları, vekalet ücreti ve diğer masrafların son derece yüksek çıkabilme olasılığı mutlaka değerlendirmeye alınmalıdır. Ayrıca sınırı aşan takiplerde, borçlunun bulunduğu ülkedeki hukuki ve yasal prosedürlere uygun hareket edilmesi gerekmektedir. 

    Avrupa Ödeme Emri/ İlamsız İcra Takibi Nedir? 

    Yurtdışı alacakların yurt dışında takibi için ikinci bir yöntem ise Avrupa Ödeme Emri yönteminin kullanılmasıdır. Avrupa Birliği Ödeme Emri Prosedürünün Kurulmasına İlişkin 1896/2006 Sayı ve 12 Aralık 2006 Tarihli Avrupa Parlamentosu ve Konseyi Tüzüğü (“Avrupa İlamsız İcra Tüzüğü”)nün ana amacı, itirazsız para taleplerine ilişkin sınır ötesi davalarda dava masraflarını basitleştirmek, hızlandırmak ve azaltmaktır. 

    Borçlunun Avrupa Birliği üyesi ülkelerden birinde-Danimarka hariç- yerleşim yeri ve/veya mutad meskeninin bulunması halinde alacaklının doğrudan başvurusu ile bu süreç başlatılabilir. 

    Söz konusu düzenlemeye buradan online ulaşabilirsiniz. 

    Avrupa Ödeme Emri/İlamsız İcra Takibinin Avantajları ve Dezavantajları Nelerdir? 

    Tanıma veya tenfiz kararının yokluğunda doğrudan icra edilebilir bir yöntem olması ve tanıma ve tenfiz kararına ayrıca ihtiyaç duyulmaksızın bütün Avrupa Birliği üye ülkelerde doğrudan uygulanabilir olması yönüyle son derece pratik ve sonuç getirici bir yöntemdir.

    Ne var ki borçlunun itiraz etmesi ihtimal dahilinde olup olmadığı bile önceden değerlendirmeye alınmalıdır. Borçlunun itiraz etmemesi halinde borç derhal icra edilebilir bir hale dönüşebilecektir. Borçlunun, düzenlenecek ödeme emrine (gerekçeli veya gerekçesiz) itiraz etmesi halinde ilgili yerel mahkemede yine bir alacak davası açılması gerekebilir. Bu aşamada Avrupa Ödeme Emri pratikliğini yitirebilecektir. 

    Sonuç

    ​Borçlunun yurt dışında ikamet etmesi, Türkiye’de ikamet eden alacaklılar için takip yapılmasını son derece zorlaştırmaktadır.  Özellikle takip yapılacak ülkenin bir Avrupa ülkesi olması halinde dövizin TL karşısında göreli yüksekliği atılacak adımların son derece itina ile atılmasını gerektirmektedir. Ayrıca somut olay karşısında doğru tercihlerin yapılmaması, alacaklının çok ciddi bir zaman ve masraf kaybına katlanmasına yol açabilecektir. Bu türden bir hukuki yardımın yokluğu, çok daha masraflı ve uzun sürebilecek takip yollarına başvurulmasına rağmen alacağın tahsil edilememesi ile neticelenebileceği mutlaka göz önüne alınmalıdır. 

    Hukuki alandaki faaliyetlerimiz için Linkedin sayfamızı buradan ziyaret edebilirsiniz

    Uzmanlarımız ve avukatlarımıza hemen şimdi danışabilirsiniz

    Pi Hukuk Danışmanlık, Ankara merkezli hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti veren bir uluslararası hukuk bürosudur. Bu kapsamda, gümrük rejimleri, uluslararası ticaret, vatandaşlık hukuku, sağlık hukuku, gayrimenkul hukuku, şirketler hukuku, bankacılık ve finans, ticari ve idari davalar, birleşmeler ve devralmalar gibi önemli alanlarda hukuki danışmanlık hizmeti sunuyoruz. Pi Hukuk ve Danışmanlık, müvekkil portföyü, müvekkillerin hukuki ihtiyaçlarına cevap verme kapasitesi, markalaşma ve hizmet kalitesi incelenerek, Londra’da mûkim CorporateLiveWire Derecelendirme ve Ödül Grubu tarafından, 2022/23 Türkiye Prestij Ödülleri kapsamında “yılın uluslararası hukuk firması” seçilmiştir. Pi Hukuk ve Danışmanlık, Paris merkezli Association in Emerging Nations çatısı 10.000 Fransız şirketine hukuki ve ticari danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

    Post a Comment

    error: Content is protected !!